TANAP, “TÜRK AKIMI” VE TÜRKİYE’NİN ÜSTLENDİĞİ “ENERJİ KORİDORU” MİSYONU

Son yıllarda izlediği aktif siyaset dolayısıyla Türkiye, büyük gaz ve petrol yataklarına sahip olmamasına rağmen Avrasya coğrafyasında enerji alanında önemli bir oyuncu hâline geldi. Ankara’nın coğrafî konumunu iyi kullanması ve enerji kaynaklarına sahip komşu ülkelerle işbirliğine gitmesinin bunda etkisi büyüktür. Türkiye’nin bu süreçteki bir başka özelliği de enerji kaynaklarını pazarlama konusunda birbirine rakip olan tarafların hepsiyle enerji alanında münasebet geliştirmesidir. Nitekim Ankara, Doğu Avrupa Hattı (Ukrayna ve Bulgaristan’dan geçen hat) ve Mavi Akım hatlarından Rusya’dan gaz aldığı gibi, Rusya’nın rakibi olan, ancak ambargo dolayısıyla kaynaklarını ihraç etmede bir takım sorunlar yaşayan İran’dan da gaz almaktadır. Rusya ile İran’ın dışında Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya’daki yer altı kaynaklarına önem vermektedir. Bakü-Tiflis-Ceyhan projesi, bu bağlamda iyi bir örnek teşkil etmektedir. Yine Türk Hükümeti, özellikle transit rolünü üstlenerek bu alana ağırlığını koymaya çalışmaktadır. Bu bağlamda yakın zamana kadar Ankara, İsrail’e kadar uzatılması planlanan Mavi Akım -2 ve Orta Doğu ve Orta Asya gazını Avrupa’ya ulaştıracak Nabucco projeleri üzerinde duruyordu. Ancak bu projeler çeşitli siyasi ve ekonomik sebepler dolayısıyla hayata geçirilemedi ve taraflar bu projelerden vazgeçtiler. Günümüzde ise Ankara, bu amacına başka projelerle ulaşmaya çalışmaktadır. Bunlardan ilki, Rus gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştıracak Türk Akımı (eski Güney Akım projesi) ile Azerbaycan gazını Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ihraç edecek TANAP projeleridir. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP), Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ndeki Şah Deniz 2 ve diğer yataklardan çıkartılan doğal gazı Türkiye’ye, ardından Avrupa’ya taşımayı öngörmektedir. TANAP, Türkiye’nin 20 ilinden geçerek Yunanistan sınırında Edirne’nin İpsala ilçesinde son bulacaktır. Burada da boru hattı, Avrupa ülkelerine doğal gaz aktaracak Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAP) Doğal Gaz Boru Hattı’na bağlanacaktır. İlk gaz akışının 2018 yılında başlayacağı planlanan boru hattı ile yıllık başlangıçta 16 milyar metre küp gaz taşınacaktır. Daha sonra boru hattın kapasitesinin 31 milyar metre küpe çıkartılması planlanmaktadır. Bu proje sayesinde Ankara, Rus ve İran gazına alternatif bulacak, transit konusunda konumunu güçlendirecek, Rusya ve İran ile özellikle fiyat pazarlığında önemli koz ele geçirmiş olacaktır. Türkiye’nin enerji alanındaki transit konumunu güçlendirecek bir başka proje olan Türk Akımı’nın önünde ise bir takım sorunlar mevcuttur. Bilindiği gibi Türk Akımı, Güney Akım’ın dönüşmüş hâlidir. Moskova’nın Ukrayna’ya transit konusunda olan bağımlılığını azaltmak amacıyla Nabucco’ya alternatif olarak ortaya attığı Güney Akım, Rusya’nın Ukrayna’daki olaylar dolayısıyla Batı ile ilişkilerinin bozulması neticesinde iyice çıkmaza girmişti. Bunun üzerine de Vladimir Putin, Aralık 2014’te Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmesinde Rusya’nın Güney Akım’dan vazgeçtiğini, bunun yerine Türk Akımı konusunda anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Buna göre Rus gazı, Karadeniz’in altından Türkiye’ye, buradan da Avrupa’ya ulaştırılacaktır. Bu hatla yaklaşık 60 milyar metre küp Rus gazının taşınması planlanmaktadır. Bu gazın dörtte birinin Türkiye’nin kullanacağı, geriye kalan kısmının ise Avrupa’ya gönderileceği öngörülmektedir. Şüphesiz bu projenin hayata geçmesi, Türkiye’nin Rusya’ya enerji alanındaki bağımlılığını arttıracaktır. Ancak Rusya’nın da aynı oranda transit konusunda Türkiye’ye bağımlı hâle geleceği görülmektedir. Dolayısıyla söz konusu bağımlılık, karşılıklıdır. Bununla birlikte son günlerdeki gelişmeler, Türk Akımı’nın TANAP kadar kolay hayata geçemeyeceğini göstermektedir. En başta Rus ve Türk basınında ABD’nn Yunanistan’a projeye dâhil olmaması konusunda baskı yaptığına dair haberler yayımlanmaktadır. Her ne kadar Yunanistan’ın mevcut yönetimi, Rusya ile çok yönlü işbirliği geliştirmeye hazır olduğu gibi görülse de bu projenin hayata geçmesini engellemek için çaba sarf edileceğini söylemek mümkündür. Diğer taraftan Sırbistan Devlet Başkanı Tomislav Nikoliç, Rusya’nın Güney Akım’dan vazgeçmemesi gerektiğini, Türk Akım’ın Güney Akım’ın yerini tutamayacağını dile getirmektedir. Hatta Sırbistan’ın projeden çekilebileceği söylentisi yayılmaktadır. Bütün bunlara ilaveten Gazprom ile Botaş arasında fiyat konusunda anlaşmanın sağlanamaması da Türk-Rus enerji işbirliğini yavaşlatmaktadır. Vladimir Putin’in “soykırım” açıklaması da şüphesiz Türk-Rus münasebetlerini olumsuz etkileyecektir. Bu etki, projeden vazgeçmeye yol açmasa da son yıllarda tarafların kazandıkları karşılıklı güven yeniden sorgulanacaktır. Ancak yine de tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen tarafların karşılıklı çıkarları da gözeterek Türk Akımı hayata geçirmek için ellerinden geleni yapacaklardır. Ele alınan iki projeyi taraflar açısından şöyle değerlendirebiliriz: - Rusya, Ukrayna ve Belarus’a transit konusunda bağımlılığını azaltacak ve daha güvenli bir şekilde enerji kaynaklarını ihraç etme imkânına kavuşacaktır. - AB ülkelerinin enerji alanında Rusya’ya olan bağımlılığı artarak devam edecektir. - Rusya ile AB arasındaki münasebetler, Ukrayna’daki gelişmeler yüzünden bozulsa da enerji alanındaki işbirliği devam etmektedir. Belki de bu husus, söz konusu ilişkilerin tamamen kopmamasını sağlayan yegâne faktörlerden biridir. - AB’nin enerji politikası ve özellikle de kaynak çeşitlendirme siyaseti bir sonuç vermemektedir. - Türkiye, TANAP ve Türk Akımı sayesinde enerji alanında Batı ile Doğu arasında adeta bir köprü hâline gelecektir. - Türkiye’nin özellikle Rusya’ya olan bağımlılığı artsa da aynı oranda Rusya’nın transit konumunda Türkiye’ye bağımlılığı artacaktır. - Türkiye, Avrupa enerji güvenliği açısından kilit bir konum elde etmiş olacaktır. - Türkiye, TANAP sayesinde Rusya ve İran ile yaptığı fiyat görüşmelerinde elini güçlendirmiş olacaktır. - Azerbaycan, TANAP sayesinde gaz ihracatı konusunda Rusya’ya alternatif elde edecektir. - Gürcistan, coğrafî konumu sayesinde aynen BTC örneğinde olduğu gibi hem gaz ihtiyacını karşılayacak hem de transit parası kazanacaktır. Genel olarak bölgedeki Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan işbirliğinden Gürcistan kârlı çıkan taraftır. - TANAP, özellikle Azerbaycan ile Gürcistan’ı Batı’ya bir adım daha yakınlaştıracak, söz konusu ülkelerin bölgede hareket alanını genişletecektir. - Ermenistan, bölge ülkeleriyle yaşadığı sorun dolayısıyla bir projenin daha dışında kalacak ve Rusya’ya daha fazla yakınlaşmaya ve daha fazla teslim olmaya mecbur olacaktır